Yazı Detayı
07 Haziran 2021 - Pazartesi 12:38 Bu yazı 357 kez okundu
 
İnsanlık Nereye Koşuyor?
Hasan Öğdüm
hasanogdum@gmail.com
 
 

İçinde yaşadığı Dünya ve içinde yaşadığı dönemsel olaylar insanın ne yeni hayaller kurmasına ne de umutla bir gelecek kurmasına dönük düşüncelere dalmasına engel oluşturmamalıdır.

Nasıl ki, bir tümcenin akışından olumlu bir yüklem çıkarma hissi mümkün görünmüyor olsa bile, hayatı “zehir zemberek” yaşadığımızda bile bir çıkış yolu her zaman olacaktır.

Hayatın akışını değiştirmek kendi elimizdedir. Olaylar, insanların ve toplumların hayat akışlarında edindikleri yaşamsal bilgi ve deneyimin önemli kanıtlarıdır.

İnsan ırkı yaşam denilen süreç içerisinde çok yol aldı. Değişti ve gelişti. Çok geçmişte doğayla verdiği mücadele onu doğayla uyumlu bir beraberliğe sürükledi. Kendi ırkıyla girdiği mücadeleninse kendine ve dünyaya bir zarar getirdiğinin aslında farkında.

Bu farkındalık yönetsel düzeyde bulunanların eski alışkanlıklarından vazgeçmesine her ne kadar bir engel oluşturuyor ise de gidişatın tüm Dünya’nın mahvına yol açacağının da ayırdındalar.

Bu hırs genelde insanoğlundaki ego savaşının üst kademe bir patlamasından başka bir şey değil.

Çok basit bir bakış attığımızda; 8 milyara dayanan insan nüfusunun %11’inin açlıkla “gerçek” anlamda savaştığını görüyoruz.

Dünya nüfusunun 2050 yılında 9,7milyar, 2100 yılında ise 11,1 milyar insana ulaşacağı öngörülüyor.

Geçmişe baktığımızda henüz 1804’te ilk milyarı ancak gören Dünya, 1927 yılında 2 milyar ve 1959’da 3 milyara ulaşmış görünüyor.

1959-2021 arasında geçen bu 62 yıldaki artışın korkutucu bir orana ulaştığını söylemek yersiz olmayacaktır.

Korkutucu; çünkü ekonomi kavramı bize ‘kıt kaynaklar’ı öğretti. Bu çarpıcı gerçekliğin sonuçlarını ise, Dünya insanı açlıkla, çocuk ölümleriyle, yoksullukla veriyor.

İnsan gibi insanlık da olaylar yaşar ve dersler alır. Esas olan, yaşanan sınavın nasıl üstün bir başarıyla atlatılacağıdır. İçinde yaşadığımız “Korona Pandemisi” insanlık için büyük bir ders ve sınavdır.

Uluslararası dayanışma ve iş birliği geliştirilmezse Dünya’mızı çok daha zor günler beklemektedir.

Hâlen devam eden “göç dalgaları” aç ve muhtaç olanların, daha iyi bir yaşam hakkı arayan insanlar için bir “Rus Ruleti” ne dönüşmüştür.

Gelişmiş ülkeler topluluğu Avrupa’nın, sınırlarına duvarlar ören ABD’nin ve diğer refah sistemini kurmuş ülkelerin, bu sorumluluğun bir parçası olmadığı ya da yüzyıllardır ülkelerini sömürdükleri insanları kendi kaderlerine bırakacakları anlamını taşımamaktadır.

İnsanları kendi kaderlerine terk etmek, ölümle baş başa bırakmak insanî bir tutum değildir.

Ülkelerin insan politikalarını şaibeli bir “korona pandemisi”nden çıkarıp, nüfus dengesini mantıklı çözümlere ulaştırmaları, gelir dağılımındaki adaletsizliğin giderilerek insanların yaşam standartlarını optimum düzeye çekmeleri kaçınılmazdır. Yapılması gereken budur.

Korona Pandemisinden çıkarılması gereken ders, insanlığı daha çok kaosa sürüklemekten değil, eldeki olanakları insanlığın hizmetine sunmaktan geçer.

-Yazımızda, dünya dünya derken; ülkemiz Türkiye’yi de bunun içine katarak söyledik. Kendi içimizde biraz detaya girmemiz gerekirse: Kamu kaynaklarının doğru şekilde halkın yararına kullanılması, devlete hükümet etme noktasındaki sarfiyatın minimize edilmesi kaçınılmazdır. 2000’deki devalüasyondan beridir ülkede devam edegelen asgari ücret trajedisine son vermek gerekmektedir. O günden beri ülke insanı asgari ücrete muhtaç konumuna getirilmiş birer bordro mahkûmu gibidir. Ülkenin öze dönük üretim değerleri, özellikle gıda üretimine dönük tarımsal üretim artık kalkınma noktasından çok uzakta bir seyir göstermektedir. Milletin yararına olmayan, halkın yararına katkı sağlamayan hiçbir iç ve dış yatırım ve yatırımcı muteber değildir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, Atatürk Cumhuriyetidir ve yüzü çağdaş insanlık değerleriyle bezenmiş bir geleceğe dönüktür. Laiktir, yani dinle, dinsel anlayışla yönetilmez. Gerçek demokrasi anlayışı geçerlidir. Eğitim, çağdaş ve öze dönük değerler üzerine yeniden yapılandırılmalıdır. Adalet sistemi vesayet altından çıkarılmalı, bu Cumhuriyetin gerçek savcıları, hâkimleri görevlerini uluslararası hukuk çerçevesinde özgürce yapmalıdır. Görüyoruz ki, ülkemizin sorunları sadece ekonomik değil. Ama çarpıcı biçimde acil ekonomik önlemler alınmazsa yoksulluk sınırının altında yaşayan büyük çoğunluk açlık sınırıyla da baş başa kalacaktır.

Başta dediğimizi sonda tekrar edelim: İçinde yaşadığı Dünya ve içinde yaşadığı dönemsel olaylar insanın ne yeni hayaller kurmasına ne de umutla bir gelecek kurmasına dönük düşüncelere dalmasına engel oluşturmamalıdır.

Görsel: Otto Dix, Self Portrait As A Soldier

 
 
 
Etiketler: Hasan Öğdüm, İnsanlık Nereye Koşuyor?
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Yazarlar
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Sitemizin çalışmalarını nasıl buldunuz ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Gaziantep FK
0
0
0
0
0
0
2
Yeni Malatyaspor
0
0
0
0
0
0
3
Trabzonspor
0
0
0
0
0
0
4
Sivasspor
0
0
0
0
0
0
5
Konyaspor
0
0
0
0
0
0
6
Kayserispor
0
0
0
0
0
0
7
Kasımpaşa
0
0
0
0
0
0
8
Hatayspor
0
0
0
0
0
0
9
Göztepe
0
0
0
0
0
0
10
Giresunspor
0
0
0
0
0
0
11
Adana Demirspor
0
0
0
0
0
0
12
Galatasaray
0
0
0
0
0
0
13
Fenerbahçe
0
0
0
0
0
0
14
Fatih Karagümrük
0
0
0
0
0
0
15
Çaykur Rizespor
0
0
0
0
0
0
16
Beşiktaş
0
0
0
0
0
0
17
Başakşehir FK
0
0
0
0
0
0
18
Antalyaspor
0
0
0
0
0
0
19
Altay
0
0
0
0
0
0
20
Alanyaspor
0
0
0
0
0
0
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı