Haber Detayı
15 Şubat 2021 - Pazartesi 12:18 Bu haber 222 kez okundu
 
Bu Topraklardan Bir Şadan Gökovalı Geçti
Bir insan hem gazeteci, hem şair, hem yazar, hem ozan, hem araştırmacı, hem akademisyen, hem radyo-televizyon programcısı, hem turist rehberi, hem tarihçi, hem mitolog olabilir mi?
KÜLTÜR Haberi


Dünya ozanlarının babası Homeros İzmirliydi.

Dünya tarihinin atası Heredot Bodrumlu.

Bilimin, felsefenin babası Thales Sökeliydi.

Antik çağın en büyük bilgesi Bias da Sökeli.

Coğrafyanın babası Strabon Amasyalıydı.

Dünyanın ilk şehir planlamacısı Hippodamos Aydınlı.

Cepte taşınabilen güneş saatlerini icat eden Eudoxus Datça’sıydı.

Dünyanın Yedi Harikasından biri olan İskenderiye Feneri'ni yapan mimar Sostratus da Datçalı.

Anadolu halklarının savunucusu Hektor Çanakkaleliydi.

Jule Verne’den asırlar önce uzay romanları yazan Lukianos Adıyamanlı.

Büyük İskender'e “Gölge etme, başka ihsan istemem” diyen,  gündüz elinde kandille “adam arıyorum” diye dolaşan Diyojen Sinoplu’ydu.

Ressamlar prensi Perhasios Efesli.

"Güneşe ve aya tapılmaz, ikisi de taş kütlesi" diyen Anaxagoras Urlalıydı.

Geometrinin öncülerinden matematikçi Apollonius Antalyalı.

Bu bilgeler gibi bir bilge daha yaşadı bu topraklarda.

Prof. Dr. Şadan Gökovalı

Üniversite hocasıydı, mitolojiyi, arkeolojiyi, hatta kozmosu bana sevdiren insandı. Bu kadim topraklara nice kültür tohumları eken bir bilgeyi daha yitirdik.

1939 yılında dünyaya gözlerini açtığında, 8 çocuklu bir ailenin tek erkek evladı olmuştu.

O yıllarda Gökova bataklıktı.

Sıtma ve salgın hastalıklar nedeniyle insanlar ölüyordu.

Dört kardeşini bu yüzden kaybetti.

Babası Mehmet köyün muhtarıydı.

Sevilen, sayılan, çalışkan, bilgili bir insandı.

Bataklığı kurutup hem sağ kalan çocuklarını, hem de köylülerini kurtarmak istiyordu.

Dönemin Valisi Recai Güler'le görüştü.

Ziraatçılar danışıldı.

Bilim insanlarına ulaşıldı.

Bataklığı kurutmanın tek çaresi okaliptüs fidanı dikmekti.

Ancak, ülkede bu ağaçtan yoktu.

Devreye Bodrum'da yaşayan Cevat Şakir Kabaağaçlı girdi.

Avusturalya'dan okaliptüs fidanları getirildi.

Köylüler el ele verdiler. Örnek bir imece ile günlerce çabalayıp, 3 kilometre boyunca fidanları diktiler.

Okaliptüsler büyüdükçe bataklık kurudu.

Böylece Gökova hastalıktan kurtulmuş oldu.

Bugün Marmaris'e giderken, Gökova'da gördüğünüz o okaliptüslü yol, Şadan Gökovalı'nın hayata merhaba dediği yıllarda yapılan yoldur.

Şadan Gökovalı'nın doğduğu coğrafya binlerce yıl kültür ve sanatla yoğrulmuştu.

Bu topraklar bilgelerin topraklarıydı.

İbni Haldun'un "coğrafya kaderdir" sözünü doğrularcasına, Gökovalı'nın kaderini doğduğu coğrafya belirledi.

Babası dahil, çevresindeki insanlar asırlar boyu nesilden nesile aktarılan kadim bilgilerle dolu, doğa ve tarih ile iç içe, çalışkan, araştırmacı, yardımlaşmacı ve üreticiydi.

"İnsan yaşadığı yere benzer" der, Edip Cansever.

Gökovalı da yaşadığı yere benzedi.

Doğa ve tarih ile ilgilendi, kültüre, sanata, mitolojiye merak sardı.

Çalıştı, çabaladı, araştırdı ve sürekli üretti.

Öğrenmekten hiç vazgeçmedi.

Ve sonunda Prof. Dr. Şadan Gökovalı oldu.

Bir insanın kaç yeteneği olabilir?

Bir insan kaç işi yapabilir?

Bir insan hem gazeteci, hem şair, hem yazar, hem ozan, hem araştırmacı, hem akademisyen, hem radyo-televizyon programcısı, hem turist rehberi, hem tarihçi, hem mitolog olabilir mi?

Prof. Dr. Şadan Gökovalı bunların hepsi oldu.

Mitolojiyi şiire çeviren insandı Şadan Gökovalı.

Anadolu'nun öz kültürünü milyonlara ulaştıran bir bilge.

Cevat Şakir Kabaağaçlı ile Azra Erhat'ın manevi evladıydı.

Onlardan öğrendiği bilgiyi milyonlara aktarandı.

Cevat Şakir "ölsem, ölüm beni yenemeyecek, çünkü Şadan var" demişti.

Vasiyet gibi bir sözdü.

Öldüğünde, bu vasiyeti yerine getiren, onun tüm makale, öykü ve romanlarını daktilo eden, yayınlayan ve kitaplarının önsözünü yazan kişiydi Şadan Gökovalı.

En karanlık günlerde cesaretiyle etrafına aydınlık saçan insandı ayrıca.

81 yaşındaydı.

81 yıla 81 asır sığdırdı.

Homeros'tan Heredot'a, Dede Korkut'tan Yunus'a 3000 yıllık bir kütüphaneydi

O bilgelerle birlikte yaşasaydı, hiç şüphesiz bugün ders kitaplarında okutulan isim olurdu.

81 yılda 30’a yakın kitap yazdı.

Şiirler, öyküler, araştırmalar.

Yüzlerce makale.

Onlarca ödül.

1967’de Knidos’u, 1968’te Efes’i, 1971’de Fethiye’yi, 1978’de de Bergama’yı “En iyi yazan yazar” seçildi.

Muğla ve İzmir kültürüne, Anadolu uygarlığına en iyi hizmet eden insan ödülüne layık görüldü.

Türkiye'de turizm rehberliğinin öncüsü oldu.

Geçen sene bir belgeseli çekildi.

İzmir’de ve Gökova’da iki caddeye, Akyaka’da bir sokağa adı verildi.

Menteşe’de adına yapılmış 3 bin kişilik bir açık hava tiyatrosu var.

Ve doğduğu yerde, Gökova’da “Prof. Dr. Şadan Gökovalı Kültür Evi” bulunuyor.

Şadan Gökovalı Homeros'un günümüze ulaşan sesiydi.

Ve o ses 81 yaşında son nefesine kadar aynı şeyi söyledi.

"Ben her şeyden önce öğrenmeyi sevdim."

Aslında sadece öğrenmeyi sevmedi, halkına öğretmeyi de sevdi.

Unutulur mu şu sözleri.

"Ben halkım, hey!

Feleğin sillesini çok yemişim.

Kalem vermemişler elime.

Diyeceklerimi türkülerle demişim."

Sen Edip Cansever gibi, “gülmek, bir halk gülebiliyorsa gülmektir” diyenlerdendi.

Güle güle hocam. Güle güle…

Unutulmayacaksın. Devrin daim olsun.

İlkokulu Gökova da 1972 yılında başlamıştım ilkokulda 29 Ekimde şiir okumak için davet edildiğimde heyecandan ayaklarımın bağı çözülmüş emekleyerek merdivenleri çıkmıştım. Gökova deyince aklıma hep bu olay gelir. O yıllar da Asar’daki mavi ile yeşilin denizle bütünleşen ormanların günlerce süren orman yangını aklımda ağaçlı yol kenarın da bir evde oturuyorduk sonraları ziyaret ettiğimde Şadan Gökovalı ismi ile tanıştım hem merak edip inceledim Aydın Ticaret Lisesi benim mezun olduğum okulda okumuştu.

 

ÖLÜMSÜZLÜK ŞERBETİ

"Ağacın kökü toprak,

insanın kökü ekmek.

Ben Gökova'nın toprağından oldum, gün gelecek yine Gökova'nın toprağı olacağım..."

Diyordu bir söyleşisinde...

Yine diyordu ki:

"Ne mutlu Balıkçıya ki Anadolu’su, ne mutlu Anadolu'ya ki Balıkçısı var..."

Birkaç gün önce kalplerimize gömdük ve diyorum ki:

Ne mutlu bize, bu toprakların insanlarına ki Şadan Gökovalı'mız vardı...

Bir öğretim üyesi olarak isminin önünde Prof. Dr. yazıyordu ama ondan öteydi...

Neydi?

Anadolu bilgelerindendi...

Aydındı...

Karanlıkları aydınlığa dönüştürenlerdendi...

Şairdi...

Yazardı...

Arkeoloji uzmanıydı...

Rehberdi...

Radyocuydu, program yapımcısıydı...

Gazeteciydi...

"Öğrenmenin en güzel yolu öğretmektir.

Öğrenmeyi sevdim. Türkiye'de görmediğim, gitmediğim ve anlatmadığım il yok..."

Diyordu...

Bu toprakları, Anadolu'yu öğretendi...

Bu toprakları, Anadolu'yu sevdirendi...

Adından belli, Gökovalı idi.

Ama diyordu ki:

"Muhafazakâr yazarlarımızdan Refi Cevat Ulunay,

"Mutlu musun?"

diye soranlara;

"Hayır, İstanbulluyum" diye cevap verirdi. Bana "Gökovalı mısınız?" diye sorsanız,

"Evet, ama aynı zamanda Konak(İzmir) ve mutluyum" cevabını veririm..."

İzmir'içe'liydi...

Sevdiği, bütünleştiği İzmir'e niçin böyle diyordu?

"Antik çağda iki varlık erkektir: Doğa ve nehir.

İki varlık da dişidir: Ova ve şehir.

İzmir'içe kraliçedir.

190 metre yükseklikteki Kadifekale'den, İzmir'içe çok güzel görünür..."

Bildiğiniz gibi, Heyamola Yayınevi'nin,

İzmir ve semtlerini tanıtan(sanırım 70'i geçti)

bir kitap dizisi var.

(Diziyi yayına hazırlayan sevgili Fergül'e teşekkür ve sevgiyle)

Dizide, Kadifekale'yi Şadan Gökovalı yazdı:

"İzmir'içenin Tacı Kadifekale"

Yine bildiğiniz gibi, Şadan Gökovalı, Halikarnas Balıkçısı'nın manevi oğluydu.

Ne diyordu Balıkçı?

Ölsem de, ölüm beni yenememiş olacak, çünkü ardımda beni devam ettirecek olan Şadan var...

Çok sevdiği Anadolu insanı, daha sağlığında,

Cadde, sokak ve tiyatrolara adını vererek ölümsüzleştirmişlerdi bu değerli bilgeyi...

İzmir Konak Belediyesi'nin,1394 Sokak'ın adını değiştirerek, Prof. Dr. Şadan Gökovalı yaptığı toplantıyı yazarken ne diyordu sevgili Recai Şeyhoğlu?

"Bir ara elinde bardak gördüm. Yudumluyordu.

Ne çay ne salepti.

İçtiği, ÖLÜMSÜZLÜK ŞERBETİYDİ. Çok kişinin içmek istediği..."

Anadolu sevdalımızı ölümsüzlüğe uğurladık...

Işıklarda uyusun...

Kaynak: () - Haber Merkezi Editör: Kent Sokakları
 
Etiketler: Zeki Köse, Bu Topraklardan Bir Şadan Gökovalı Geçti
Haber Videosu
Yorumlar
Ulusal Gazeteler
Bizim Gazete
Alıntı Yazarlar
Anketler
Yeni haber sitemizi nasıl buldunuz ?
Anketler
Sitemizin çalışmalarını nasıl buldunuz ?
Süper Lig
Takımlar
P
Av
M
B
G
O
1
Galatasaray
54
0
5
3
17
25
2
Beşiktaş
54
0
5
3
17
25
3
Fenerbahçe
51
0
6
3
16
25
4
Trabzonspor
48
0
5
6
14
25
5
Hatayspor
42
0
7
6
12
25
6
Alanyaspor
42
0
7
6
12
25
7
Gaziantep FK
40
0
6
10
10
26
8
Fatih Karagümrük
37
0
8
7
10
25
9
Antalyaspor
33
0
6
12
7
25
10
Göztepe
32
0
9
8
8
25
11
Yeni Malatyaspor
31
0
9
10
7
26
12
Sivasspor
31
0
7
10
7
24
13
Konyaspor
31
0
10
7
8
25
14
Kasımpaşa
29
0
12
5
8
25
15
Çaykur Rizespor
27
0
10
9
6
25
16
Kayserispor
25
0
12
7
6
25
17
BB Erzurumspor
25
0
12
7
6
25
18
Başakşehir FK
24
0
13
6
6
25
19
Denizlispor
21
0
15
6
5
26
20
Gençlerbirliği
21
0
14
6
5
25
21
MKE Ankaragücü
20
0
14
5
5
24
Nöbetçi Eczane


Nöbetçi eczanlerle ilgili detaylı bilgi için lütfen tıklayın.

Arşiv
Modül 1

Bu modül kullanıcı tarafından yönetilir, ister kod girilir ister iframe ile içerik çekilir. Toplamda kullanıcı 5 modül ekleme hakkına sahiptir, bu modül dahil tüm sağdaki modüller manuel olarak sıralanabilir.

Haber Yazılımı